Yazılar

Cumhuriyet Bayramına iyi Gider Bir Yazı

Önce lütfen şu satırları bir okuyalım:

"Hukuk Mektebi, özellikle bizim üçüncü sınıf yasa boğuldu. Acımasız ölüm, dün sabah bir beyin kanaması sonucu vefat eden hocalarımızın en seçkini Ömer Hilmi Efendi'yi hayatının en parlak döneminde, bizden alıp götürdü. Kendisi pek bilgili ve nâdir bir zeka idi. Fikirlerinde açık sözlü, evkaf konusunda çok derin bilgi sahibiydi. Ölümü, telâfi edilmez bir kayıp."

Okumayan Kitapseverler

Bazı okumayan kitapseverler olur. Bazıları da kınarlar onları. Şahsen ben kınamam. Hatta yer yer takdir de ederim. Ne güzel, kitap alıyor ya, sevinsenize! Hem evlerine gittiğinizde gözleriniz bayram ediyor, sohbet esnasında gerek oldukça sözünüze renk ve lezzet katıyor, belge buluyorsunuz, hem de kitap almakla yayıncılara manevi destek oluyorlar. Bu sayede yazarlar da para kazanıyor, yeni eserler yazmaya teşvik görüyorlar. Okumuyorsa okumuyor, bindiğiniz dalı kesmenin ne alemi var.

İsterler ki Kafir Olalım

Bir akşam biraz dinlenmek isteğiyle televizyon başına oturdum. İlgi çekici bir program veya izlenebilir bir film arıyordum. Zampinklerken bir resim dikkatimi çekti. Afganistan dağları gibi bir yerde, Afgan kıyafetleriyle Müslümanlar var. Durdum orda. Sokaklara yoksulluk, perişanlık, kirlilik, kargaşa ve karmaşa hakim. Eli silahlı, sakallı adamlar her yerde.

Özümüze Dönmeliyiz

Bir gurup arkadaş hizmet için Almanya’ya giderler. Ellerindeki adresi bulur, evde bekleyen dostlarla kucaklaşırlar. Hoş beşten sonra, hizmet planını yapmak için bir arkadaşlarını daha çağırmaları gerekir. Ev sahibi der ki:

- O arkadaş bu saatte iştedir. Bizimkine söylerim, şimdi evindeki hanımına telefon eder, akşama buraya gelir inşallah.

Dediklerini yaparlar ve de arkadaşları gerçekten akşama gelir. Ama biraz üzgündür. Meseleyi açar:

- Evde hanım iki gözü iki çeşme ağlıyor. Sizin hanıma söyleyin de bir zahmet onu avutsun?

- Neden ağlıyor?

İnsan Hakları Açısında Din ve Şeriat

“Şeriat” deyince ürken bir nesil yetiştirdiler ülkemizde maalesef. “Şeriat” onlara göre el ayak kesen, göz çıkaran, insan organı yiyen bir canavardır sanki. Bunun en son örneğini burada “Zavallı Karanlık (!) Müslümanlar” başlığıyla yazmıştık.(*)

BİR FİNCAN KAHVE

Yine birgün sınıfta sohbetteyiz.
- Atalar “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Demişler. Kim için?
- Hatırdan anlayan adam için.
Nankörler için lafa gerek yok. Onlar önce laftan anlayan adam olmalı.
- Hatır ne demek?
- Sözlükler hatır için Zihin. Fikir. Gönül. Kalb. Hal. Tedbir. Saygı, Vesvese gibi manalar veriyor.

İslam Açısında Din ve Şeriat

Bir önceki yazımızda “din” ve “şeriat”a iki noktadan bakmak gereğinden bahsetmiştik. Birinci nokta, bir insan hakları meselesidir. Adam din ve şeriata inanmış ve gereğini yapmak istiyorsa, insan haklarına saygılı, çağdaş ve uygar bir insanın yapacağı tek bir şey vardır, kendisi inanmasa bile, inananların inançlarına saygılı olmasıdır.

İnançları Aşağılayanlara Ders Olsun

İnançları kişilerin en büyük özellikleridir ve kişilikleri onlarla özdeşleşir. İnançları, insanların şerefleri, haysiyetleri ve onurlarıdır. Onlarla kendilerini var ve saygın kabul ederler.

Bir insanın inançlarına sövmek, hakaret etmek, tezyif ve tahkir, aşağılama, doğrudan o adamın kişiliğine yapılmış en korkunç saldırıdır. Bu saldırı insan haklarına, evrensel hukuka aykırı olduğu kadar, aynı zamanda o kişinin edepsiz ve terbiyesizliğinin de bir belgesidir.

Bu haksız, hukuksuz ve edepsiz insanlar, bu cahil ve çağdışı mahluklar, elbette cezalandırılmayı hak etmişlerdir.

Yakın Tarih ve Seyyit Rıza,

Basına bir not düştü: “CHP'li Onur Öymen Meclis'te yaptığı konuşmada Dersim Olaylarını örnek göstererek Alevileri ile Kurtuluş Savaşındaki düşman güçler ile PKK'lıları bir tuttu. Öymen Tunceli halkını işgalci güçler ve teröristlerle aynı kefeye koydu. “

Bunun üzerine yakın tarih üzerine bir tartışma başladı. Gördük ki biz daha dünkü Cumhuriyet tarihini bile bilmiyoruz. Çünkü bilmemizi o Cumhuriyetin kendisi istemiyor.

Ne Mübarek İnsanlar!

Cemaleddin b. El- Ferec, kısaca İbnu’l Cevzî diye bilinir. Hicri 510 yılında doğduğu sanılmaktadır. Hakkında eser yazmadığı ilim dalı yok gibidir. Kur’an ilimleri, tefsir, hadis, akaid, fıkıh, siyer, zühd, va’z, rical, tarih ve diğer ilim dallarına dair yazdığı 185 eserin adını “Sfatu’s Safve”sinin başına koymuştur. Bunlardan bazıları tek cilt olurken, bazıları onlarca cilttir tabi.

Sayfalar