Yazılar

Mahkemeye Giden Halka Nasıl Gider?

Sizin haliniz kime benziyor biliyor musunuz?

Adamın birisi Ramazan ayında hiç oruç tutmaz, ama her gün sahur yemeyi de terk etmezmiş. Nihayet ailesinden birisi, “madem oruç tutmuyorsun, sahura niçin kalkıyorsun?” diye sormuş.

Adam pişkin pişkin cevap vermiş: “Sahura da kalkmayıp yerli gavur mu olalım?”

Sizi de “halka gitmeyelim de yerli diktatör ve faşist mi olalım?”

Öyleyse referandumdan niye kaçıyorsunuz?

“Kral Çıplak”

Bunu kimse söylemiyor etrafından.

CHP bu mu gerçekten? CHP bu kadar mı? Grisi, ilerisi, hepsi bu kadar mı?

Çok garip, Baykal da, Baytok da “biz yapmadık” demiyor. Eğer bunu demiyorsanız, diyemiyorsanız, hiç ağzınızı açmayın, başka şeyler de demeyin, evinizde oturun bari.

“Yeni bir olaydır. 15 günün işidir” diyor Baykal.

Nerden biliyor?

Evet, böyle bir olay yaşanmamışsa, nerden biliyor?

Baykal genel başkanlıktan istifa etti. Niçin?

“Komplo varmış.”

“Aynısını Yaparlar”

Rahmetli Kadir Kızdırıcı Hocamız anlatmıştı. Kahramanmaraş’ın Divanlı Camiinin müezzin efendisi minareye çıkar. Sağına soluna bakar, etrafta zarar göreceği kimse yoktur. Elini atar kulağına ve neşeyle ezan okumaya başlar: “Allahu Ekber, Allahu Ekber.”

“Ne volur ne olmaz” diye aşağıya bir daha bakar. Bir de ne görsün, aşağıdan kendi tabiriyle “tengirşek şapkalı” birisi gelmektedir. “Eyvah!” der içinden ve çevirir ezanı: “Tanrı uludur, tanrı uluduuuur.”

Müjde Ey İnsanlar!

Evet, “Müjde Ey İnsanlar!” diye sevinçle haykırıyoruz. Bu sesin duyulmasını istiyoruz. www.ilimistan.com açıldı.

Bit Yenikleri ve İtiraz

Ak Parti acaba Anayasa Mahkemesine itiraz edecek mi?

Malum, Danıştay saldırısından sorumlu tutulmuştu ve ceza almıştı.

Şimdi bu saldırıdan Ak Parti’nin sorumlu olmadığı meydana çıktı.

Bu saldırının “laiklik karşıtı” bir olay olmadığı da meydana çıktı.

Gerçi henüz mahkeme bir karar vermedi ama işte deliller ortada.

En azından bu cinayet “Allahu Ekber” diyerek işlenmemiş. “Biz Allahın askerleriyiz” diyerek de işlenmemiş. “Başörtüsü” ile de bir alakası yokmuş.

Bunu iddia edenler o zaman “mahkemeyi yanıltmaktan” sorgulanmışlar mıydı?

Özok Öktem’i Hatırlattı

Haberlerde “Özdemir Özok öldü” yazısı geçtiğinde daha çok meslektaşların bulunduğu bir toplantı gözlerimin önünde şimdi. Herkesin tepkisi az farkla aynı.

Birisi “Allahu Ekber” diyor. Birisi “acaba ölümü içine sindirebildi mi?” diyor. Birisi “ben merak ediyorum, bunun namazını kıldıracak imam içine sindirebilecek mi?” diyor. Birisi “acaba baro onu camiye getirip bir İmam Hatiplinin önüne koymayı içine sindirebilecek mi?” diyor.

Birisi de “Ne dersiniz, “II. İmran Öktem Hadisesi” çıkar mı? Diyor.

İçine Sindirememişti

Haberlerde “Özdemir Özok öldü” yazısı geçince içime karışık duygular ve düşünceler sökün etti.

Her İhtida Bize Bayram I

İnsan kainatın göz bebeğidir ve çok kıymetlidir. Biz “İmanın Kıymeti ve Korunması” kitabımızda “İnsanın Değeri”ni konu ettiğimiz için burada tekrarlamayalım ancak unutmayalım ki Allah Teâlâ insanı özel olarak elleriyle, hem de en güzel kıvamda, maddî ve manevî olarak en iyi biçimde donatarak yaratmış ve kendi ruhundan üflemiştir.

Melekleri ona secde ettirmiş, yerleri gökleri istifade için onun emrine vermiş, dünyada ve ahrettte mes’ud ve bahtiyar etmek için din gönderip sevdiği Peygamber Efendilerimizi (sav) ona hizmet ettirmiştir.

Yüksek Yargı Duyarlıymış Öyle mi?

Son zamanlarda herkesin şaşkınlıkla ve esefle izlediği Yüksek Yargı, duyduk ki aslında çok duyarlıymış. Hatta buna bir de örnek vermiş HSYK Başkanvekili Kadir Özbek. Evlere şenlik bir örnek. Hani “cesaret arzederken suçunu söylemek” diye bir deyim var ya, aynen öyle.

Yüksek yargının başkanları, Ankara Adliyesi'nde bir toplantı yapmışlar. Amaçları hükümetin yeni anayasa paketini eleştirmek imiş. Hani muhalefet doğru dürüst yok ya, nasıl olur gösterelim demişler herhalde.

Her İhtida Bize Bayram II

Asr-ı saadet yakınların yeni Müslüman oluş mutluluklarının tatlı örnekleri ile doludur. İşte onlardan birisi:

“Kureyşliler, çok tazim ettikleri, büyük bir kimse saydıkları Husayn’a geldiler ve:

- Bizim için şu kişi ile (Rasûl-ü Ekrem’i kastediyorlar) konuş. Zira bu kişi bizim mabudlarımıza sövüyor, dediler.

Böylece Kureyşliler, Husayn ile beraber geldiler. Rasûlullah’ın kapısına yakın bir yerde oturdular. Rasûl-ü Ekrem, içeri giren Husayn için:

- Bu zata yer açınız!, dedi.

Husayn ve arkadaşları kalabalıktı. Husayn Rasûl-ü Ekrem’e hitaben:

Sayfalar