Yazılar

Siyasileri Uyaralım

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ve BDDK tarafından Katılım Bankaları Kanunu, daha doğrusu “faizsiz finans kanunu ” üzerinde çalışma yapıldığını, # Hayrettin Karaman’ın “#Katılım Bankaları Kanunu” yazısından öğrendik.

Hoca bazı hatırlatmalar yapmış. Ama bir nokta belirtilmemiş. Bence çok önemli. O yüzden uyarmak istedim.

Evet, siyasileri uyaralım, bu işin adını açıkça koysunlar: İslami bankacılık.

Ne demek "katılım bankacılığı" vs.? 

Hala neyi gizliyor, saklıyoruz?

Sağlığımızın Kıymetini Bilelim

Zaman zaman kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Hayatımızda sağlığın kıymeti ne kadardır?”

Bu soru bize sağlıklı olma şuuru kazandırır. Böyle bir soruyu sormak ve cevabını vermek hastalara da faydalıdır. Aslında sağlığın kıymetini en iyi onlar bilirler. Nitekim şair Bosnalı Sabit güzel beyitleriyle bize şu soruyu sordurmaktadır: “Sağlar bunu nereden bilecekler?”:

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir,

2022’ye Atlarken

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Miladi takvimle yeni bir yıla daha giriyoruz. Bize “hayırlı olsun” demek düşer.

Aslında yılbaşı gecesi bizi ilgilendirmiyor. Böyle bir geceye saygımız da yoktur. Çünkü köken itibariyle bize ecnebidir, yabancıdır ve iş bize kaldığı gün muhakkak kaldırılacaktır.

Bir konu yanlış anlaşılmasın; O gece bütün tv'ler özel ve kendilerince güzel programlar sunmak istiyorlar. Biz de bu özel yayınlardan işimize geleni seyredebiliriz. Kim ne yapıyor, basit ve gereksiz bir merakla zapping de yapabiliriz, geceye ilgimiz işte bu kadardır.

Komşularımız Önceliklidir

Komşularımıza karşı güler yüzlü tatlı dilli olalım.

Onlarla karşılaştığımızda selamlaşmayı, hâl hatır sormayı unutmayalım.

Neşe ve kederlerini paylaşmayı ihmal etmeyelim.

Sağlık ve hastalıklarında, üzüntü ve sevinçli anlarında, düğün ve bayramlarda kendilerini ziyaret etmek, onlardan biri vefat ederse yakınlarına başsağlığı dilemek, kendilerine maddî manevî destek olmak, cenazenin kaldırılmasında yardımcı olmak üstümüzde bir haktır.

Yine dâvetlerine icabet etmek, çocuklarını kendi çocuklarımız gibi sevmek, koruyup gözetmek de komşuluk görevlerindendir. 

Komşularımızı Ziyarete Başlayalım mı?

İnsan yalnız yaşayamayan sosyal bir varlıktır. Mecburen birlikte yaşayacağız.

Komşularımız, bize en yakın olanlarımızdır. Çoğu zaman onlar, yakın akrabalarımızdan daha yakındır bize. İlgide de sevgide de akrabadan öte de olabilirler.

O zaman en fazla görüştüğümüz, sevip muhabbet ettiğimiz insanlardır onlar. En fazla iyilik ve ikram etmemiz, esirgeyip korumamız gerekenlerdir.

Şu salgın dönemi komşuluk ilişkilerimizi de vurdu maalesef. Ama salgın kısmen etkisini yitirdi gibi. Ne dersiniz, yeniden başlayalım mı kısa da olsa komşu ziyaretlerine?

Yenilendik

Sevgili kardeşlerimiz, bugün hala o müjdenin etkisindeyim:  www.cemalnar.com

Sitemizin “Anasayfa” katagorisine bakarsanız görürsünüz ki artık evrensel bir siteye dönüştük. Evet, yenilendik ve görsel anlamda da geliştik. Bundan sonrası için de Allah Teâlâ’ya tevekkül ediyor, tefviz-i ümur ile işlerimizi ona ısmarlıyoruz. Hasbunallah, la havle vela kuvvete illa billah!

Derdimiz, davamız nedir, neyi amaçlıyoruz bu site ile?

Çok Mutluyuz

Değerli okuyucularım, bugün çok mutluyum. Allah Teâlâ’ya hamd-ü sena ve şükür ediyorum.

Neden mi?

Günlerdir “müjde” diyerek duyurduğumuz sitemiz açıldı. Bu bizim için çok önemlidir. Çünkü bir hoca olarak üstümüzde bilgi sunma, öğretme, yol gösterme, İslam hakikatini tebliğ etme, iyiliğe teşvik, kötülüğe duyarlı olma sorumluluğumuz vardır. Bizim varoluş amacımız budur bir Müslüman olarak.

Bugün bu müjdeyi verirken Facebook sayfamızda, yukarıdan aşağı şunları söyledik:

“Ya Hayır Söyle Ya Sus”

Ben böyle düşünüyorum; keşke Fethullah Gülen Hocaefendi bir siyasi gibi her olayda demeç vermese, dünya işlerini bu kadar çok konuşmasa, eskisi gibi siyasi ricalden uzak dursa. Değilse bu tür demeçler, sempati kazandırdığı kadar, kırıklık ve burukluğa da sebep oluyorlar.

Kimse Ummamış

Haberleri izliyoruz, dünya şaşkın.

Herkes “bu nasıl olur?” diyor.

Bu kadar haksızlığı, hukuksuzluğu, eşkiyalığı, korsanlığı kimse ummamış, itiraf ediyorlar.

“Bu akıl mantık almaz bir şey! Bu bir çılgınlık” diyorlar.

Özellikle de batı böyle diyor.

Evet, bu bir çılgınlık. Sırtını ABD’ye dayayarak bunu hep yapıyor İsrail. Hep yaptığı bir şeyi bu kadar şaşkınlıkla karşılamak da suçüstü yakalanmak değil midir? Perşembenin gelişi çarşambadan belli olmalı değil mi?

Gazze savaşı ne idi?

Hala süren ambargo ne?

Suçlu Başta Amerika

Evet, suçlu başta Amerika olmak üzere İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’dir.

Ama önce Amerika.

Neden mi?

Mahallenin şımarık çocuğunun zalim babası da ondan. Çocuğu ne yaparsa yapsın, destek veriyor ve o zalimin şerrinden korkanlar da o pis veledin yaptığına katlanmak zorunda kalıyor.

Sayfalar