Mal Bizatihi Kötü Değildir

Kur’an ve sünnet dünyanın cazibesine ve tatlılığına dikkat çeker; onun insana fitne olmasından sakındırır. Öyleyse malın ve mülkün şehvetine karşı kendimizi korumalı, hakka uygun olarak elde edip harcamaya bakmalı, bereketinden dünyada ve ahirette faydalanmalıyız. İnsanı ahirette utandırıp azaba sokan mal ve iktidar elbette kötüdür.

Mal aslında kötü bir şey değildir; güzeldir, işe yarar ve pek çok dini ve dünyevi fayda sağlar. Bundan dolayıdır ki hadislerde rızık kazanmak ve mal elde etmek teşvik edilmiştir. Ancak onda zehirli ve helak edici unsurlar da vardır. Nefis kötülüğü emredici, kalpler de arınmadıkça dünya sevgisine meyillidir. Bu yüzden Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde dünya malını hırsla çoğaltmaktan sıkça sakındırılmıştır.

Cimrilik, haset, kibir, ucub, kin ve riya gibi kalp hastalıkları mal yüzünden çok çabuk türediği gibi; serserilik, alkol, zina, kumar ve faiz gibi günahlar da yine servetin verdiği güç ve hırsla işlenir. Hırsızlıklar, hileler, aldatmalar ve kavgalar hep bu sevgidendir.

Kur'an ve sünnet insanı kanaate yöneltir. Dünya fani, ahiret baki ise insan neden çabuk bitecek olana gönlünü kaptırsın da ebedi olandan mahrum kalsın? İnsan malın azdırıcılığını unutmamalı, azlığını musibet zannetmemeli, kifayet miktarına razı olarak artanı Allah yolunda infak etmelidir. Tecrübeyle sabittir ki dinin ve ahiret hesabının unutulduğu yerlerde mal çokluğu fitneye sebep olmuştur.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, İslam’ın hakkıyla yaşanmadığı bu düzende Hartlap İlicesinin mülkiyeti bize kalsaydı, bizi bozacağı, azdıracağı ve ahirette rezil edeceği muhakkaktı. Allah Teâlâ’nın bizi korumasına hamdüsenalar olsun!