Hatıralarımızı Yazalım mı?

Hatırat okumayı severim. Çünkü hatıratlar sadece yaşanmış olayları anlatmaz; aynı zamanda o olayların arka planını, taşıdığı dersleri ve insana kazandırdığı tecrübeleri de sunar. İnsan yaratılışı gereği hikâyeye, yaşanmış olaylara ve ibretli anlatımlara ilgi duyar. Nitekim insanı en iyi bilen Allah Teâlâ’nın yüce kitabı Kur’an-ı Kerîm’de kıssalara geniş yer verilmesi de bunun önemli bir işaretidir.

Bu sebeple öteden beri değerli insanların hayat hikâyelerini ve hatıralarını okumayı severim. Çünkü hayatta en büyük zenginliklerden biri, bizden önce yaşayan insanların bıraktıkları tecrübelerdir. İnsanlık, önceki nesillerin yaşadıklarından ders alarak ve kendi kattıklarıyla medeniyetini inşa eder. Doğru bakmasını bilenler için her yaşanmışlık; başarı veya başarısızlık, sevinç veya hüzün, birer ders ve ibret vesilesidir.

Bu düşüncelerle, hayatında iz bırakmış, tecrübe sahibi olmuş insanların yaşadıklarını yazmalarını her zaman arzu ettim. Başkalarından istediğimizi kendimizin yapmaması uygun olmazdı. Bu sebeple ben de hayatımın bazı kesitlerini kaleme almaya karar verdim.

Başta "Benim hayatımdan kim ne öğrenecek?" diye düşündüm. Fakat zamanla anladım ki her hayatın içinde alınacak bir ders, görülecek bir ibret ve paylaşılacak bir tecrübe vardır. Hikmet ehli insanların dediği gibi; insan bazen hatalardan doğruyu, eksikliklerden olgunluğu öğrenebilir. Önemli olan yaşananlardan faydalı sonuçlar çıkarabilmektir.

Kısa yazmak istiyordum. Fakat olmadı. Bir dönem hastaydım, ciddi çalışmalar yapamıyordum. Bari bu arada hatıralarımı yazayım dedim. Meğerse içimde anlatılmayı bekleyen ne çok hatıra varmış. Köyümü, ailemi, tahsil hayatımı, öğretmenliğimi ve sosyal hizmetlerimi yazarken sayfalar çoğaldı. Elbette içinde çıkarılması, kısaltılması gereken yerler de olacaktır. Onları da zaman gösterecek.

Bu kitap bir övünme veya kendini anlatma gayreti değildir. Maksadım; yaşanmışlıklardan bir ders, bir tecrübe ve bir fayda bırakabilmektir. Küçük de olsa faydalı bir sözün, bir hatıranın veya bir tecrübenin insanlara ulaşması hayırlı bir vesile olabilir.

Son bir hatırlatma; bu kitabı yazalı on yılı geçmişti. Şimdi 2026. Şimdi son okumayı yaparken gördüm ki, aradan geçen zaman içinde nice doğanlar ölenler olmuş. Hepsini belirtmek zahmet. Çok önemlilerini ifade ederiz ancak.

Rabbim hatalarımı bağışlasın. İncittiklerim varsa affetsin. Kimseye karşı kinim ve garazım yoktur. Hayatın içinde eksikler, kırgınlıklar ve yanlış anlaşılmalar olabilir. İnsan ancak af ve müsamaha ile huzur bulabilir.

Rabbimiz bu çalışmayı faydalı kılsın. Okuyanlara istifade nasip etsin.