Hatırat Yazmak Tehlikelidir

Hatırat yazmanın daha başka zor yanları da vardır şüphesiz, zararlı yanları da. Mesela dinimiz dedikodu’yu yasaklamıştır. Nedir "gıybet" de dediğimiz dedikodu? Birisinin arkasından işittiğinde hoşlanmayacağı şeyleri söylemektir. Onları söylersen sahibi hoşlanmaz. Ölmüşse, geride bıraktıkları çocukları, torunları hoşlanmaz. Bir sürü insanın öfkesini, nefretini, buğzunu, hatta kin ve düşmanlığını kazanacaksın belkide. İftira ve yalan zaten haramdır. O hiç yakışmaz. Peki nasıl yazacaksın bazı söz ve işleri?

Hele de yapıldığı zaman aleni yapılan, bu yüzden insanı fıska düşüren, dolayısıyla açıktan yapılıp söylendiği için ğıybet de olmayan, günah da sayılmayan birçok söz veya işten sahibi tövbe ettiyse?

Malum, birisinin tevbe ettiği bir suçtan veya günahtan ötürü ayıplanması, dedikodusunun yapılması da ahlaka aykırıdır, çirkindir, günahtır. Üstelik kalıcı bir günaha dönüşür yazılmakla. Hani sadaka-i cariye var ya, öldükten sonra da devam eden. Bu ise Allah (azze ve celle) korusun “cerime-i cariye” olur adama. Gazali’nin İhya’sında “Ne mutlu o adama ki, ölünce günahları biter” sözünü ilk duyduğumda çarpılmıştım doğrusu. Ne müthiş bir gerçektir bu. Bizim gerçeğimiz, yani insanın.

Bu yüzden hatıratta her şey yazılmaz. Biz de yaşadığımız çok çarpıcı olayları, nice dersler ve ibretler verse de, yararı olmayacağından, aksine zararı olacağı endişesinden dolayı terk edeceğiz. Hatta bir insanı ve tanıdıklarını üzmemek için, olumsuz birçok taraflarını yazmayacağız. Bazen de denge bozulmasın diye kötü yanını yazamadıklarımızın bütün iyi yanlarını da yazmayacağız. Yoksa bu dengesiz anlatımdan ötürü adamı hiç de hak etmediği halde “evliya” sanacaklar. Bu da belki bir gerçeği saptırma, bir çeşit halkı yanıltma olacaktır. Bu yüzdendir kaçınmamız.

Ben burada tarih yazmadığıma göre, herhalde doğru olan,  gördüklerim ve yaşadıklarımdan bahsetmem olacaktır. Yoksa her konuyu araştırarak yazsak, altından kalkılamaz. Bir şeyi tabii olarak görmüş veya duymuşsam onu yazacağım. Yoksa özellikle araştırmayacağım.

Şunu da belirteyim; eğer bir hakikatın başka şekilde izahı olamayacaksa, yine de titizlik göstererek ve hissilikten olabildiğince uzak kalarak yazacağım inşallah. Allah Teâlâ bu kurallarımızı unutturmasın, nefsimize yenik düşürmesin. Amin.

Hasbunallah ve ni’me’l vekil…