Durna Dedemin Kızları 1

Durna dedemin üç de kızı var demiştim. Şimdi onları yazalım kısaca.

Fatma Hatun

Hacı Ahmet Efendiye gelin giden Fatma Hatun’u tanıyamıyorum. Bu evlilikten Ahmet (Çavuş), Mehmet (Parmaksız) ve Durdu Terazi isimli üç erkek doğmuş; soyadları “Terazi” olmuştur. Elif (Güccük Bibi) ve Fatma isimli iki de kız dünyaya gelmiştir.

Ahmet Efendiye “Ahmet Çavuş” derlerdi. İri yarı, yakışıklı birisiydi. Durna Mehmet Emmimizin biricik kızı Fatma abla ile evliydi. Arsasını kayınbabası vermiştir ihtimal, bizim en yakın komşumuzdu. Suriye’den Türkiye’ye kaçakçılık yaparlardı. Sonra bakkallık yaptı. Şehre taşınarak işini orada sürdürdü. Zor bir hayat yaşadı. Sakin, merhametli bir insandı. Çocukları Dursun, Yaşar, Ahmet, Ali ve Gülizar hep çocukluk arkadaşlarımızdı. Bir kız kardeşleri de küçükken vefat etmişti. Aynen babaları gibi sakin ve sevimli bu emmoğlu kardeşlerimizle ne güzel hatıralarımız var o komşuluk yıllarımızda!

Mehmet Efendi, babasının lakabını almıştı. Şimdi de oğlu Hacı Efendiye yine “Parmaksız” deniliyor. Köyümüz üç mahalle idi: Emirli, Köy, Kızıloymak. Onlar Köy’de oturdukları için az görüşürdük. Dolayısıyla hakkında bilgim azdır.

Durdu Efendi çocukluğunda öksüz ve yetim kalınca Mustafa dayısının yanında kalmış. Sonra Adana’ya gitmiş. Ben tanıdığımda orada bir fabrikada işçiydi. Aynı zamanda farklı ek işler de yaparmış. Arada bir geldiğinde sakin ve sessiz hali dikkatimizi çekerdi. Az sonra bahsedeceğimiz Elif teyzesinin kızı Fatma Hanım ile evliydi. Emekli olunca köye yerleşti. Hatta Ahmet Çavuşun evini satın alarak bize komşu oldu. Çok çalışkan, evine düşkün, iyi bir insan, dürüst bir adamdı. Ama bildiğinden şaşmaz, takıntılı bir inat hali ve bazı garip huyları vardı. Bu haline de hayret ederdik doğrusu. Bir kızı vardı. Çok iffetli, hayâlı, temiz, sakin, her cihetten güzel bir kızdı. Yeğeni Ali Terazi ile evlendi. Güzel bir hayatları vardı. Takdir-i ilâhi, yakınlarda kanserden vefat etti. İki de erkek kardeşleri vardı. Onlar da bugün şehirde yaşamaktadırlar. Durdu emminin eşi vefat edince Gülsüm diye köyümüzden bir hanımla evlendi. Allah rahmet eylesin, yakınlarda vefat etti. Gülsüm Hanım çocukları ile beraber hâlâ komşumuz olarak yaşamaktadır.

Kız çocukları Elif, Kesmeltepe köyüne gelin gider. Biz ona “Güççük Bibi” deriz. Ben maalesef çocukken az bilgimden ötürü yakınlığını takdir edemezdim. Oysa o bizi her gördükçe çok severdi. Ben de hayret ederdim, “Bizi bu kadar niye seviyor?” diye. Bilmemek kötü bir şey! Bir iki kere köyüne gidip ziyaret etmişliğimiz vardır. Aklımda kalan tatlı dilli, güler yüzlü bir hanım oluşudur. Kadere bak ki bir oğluna Çerkez Mehmet emmimizin büyük kızı Emine’yi almış, onun oğluna da Mustafa abim kızı Filiz Hocahanımı gelin etmiştir. Soyadları Çayır olan bu aile ile zaman zaman yollarımız kesişir.

Diğer kızları Fatma Hanım ise Doboğlu Ali Emmimizle evlidir. Onlardan da Mustafa ve Mehmet oğulları dünyaya gelmiştir. Bazen biz köy mahallesine gidip gelirken veya o köyün altındaki bahçesine inerken evimizin önünden geçtiğinden ailecek konuşur, muhabbet ederdik. Sonunda o da kambur olmuştu. Bu hali dikkatimizi çekerdi rahmetlinin.