Devlet Daireleri

Köyümüz, âdeta küçük bir eyalet gibiydi. Şehirlerde bulunabilecek birçok ihtiyacı kendi içinde karşılayabiliyordu. Bakkalları, demircileri, bıçakçıları, değirmenleri, masereleri, terzileri, nalbantları vardı. Camisi, Kur’an Kursu ve diğer müesseseleriyle kendi kendine yetebilen canlı bir yerleşim yeriydi. O günlerde birçok köyün sahip olmadığı imkânlar bizde vardı.

Devlet hizmetleri bakımından da çevre köylere göre daha şanslıydık. Çünkü Hartlap, o bölgenin merkez köyü sayılırdı. İlkokulumuz da çevrede yapılan ilk okullardan biriydi. Bizim çocukluğumuzda bile Öşlü, Dereboğazı, Kadılı ve Kesmeltepe gibi köylerden okumaya gelen öğrenciler olurdu. Onlarla aynı sıraları paylaşır, aynı bahçede oynardık. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen hâlâ o köylerden sınıf arkadaşlarımız vardır.

Daha sonra köyümüze bir ortaokul yapıldı. Zaman içinde gelişerek çok programlı liseye dönüştü. İçinde İmam Hatip ve meslek programları da açıldı. İhtiyaç arttıkça yeni binalar yapıldı. Eskiden sadece ilkokuluyla övünen köyümüzün bugün lise seviyesinde eğitim verebilmesi doğrusu sevindirici bir gelişmedir.

Köyümüzde eskiden beri bir Orman Dairesi vardı. Çocukluğumuzdan beri görmeye alıştığımız en eski devlet kurumlarından biriydi. Sonraları bir de sağlık ocağı yapıldı. Köylümüz için büyük bir nimetti bu. Hastalanınca en azından ilk müdahale köyde yapılabiliyor, herkes ilçeye gitmek zorunda kalmıyordu.

Ne var ki daha sonra sağlık ocağını Kale'de yapılan küçük hastaneye taşıdılar. Doğrusu buna hep üzülmüşümdür. Keşke köyümüzde de küçük de olsa bir sağlık ocağı kalsaydı. İçinde birkaç sağlık görevlisiyle temel tıbbî malzemelerin bulunduğu bir ocak bile büyük ihtiyaçtı. Eski binasını yıkıp yerine büyük ve çok katlı modern bir ilkokul yaptılar. Elbette buna da şükrediyoruz. Eğitim hizmeti de en az sağlık kadar önemlidir.

Bunların yanında köyümüzde bir halı kursu, bir köy odası, bir ilim ve kültür ocağı ile bir de taziye evi bulunmaktadır. Bunlar da köy hayatına canlılık kazandıran güzel hizmetlerdir.

Aslında "evliyalar yatağı" diye anılan bu mübarek belde, geçmişte sahip olduğu imkânlar ve yetiştirdiği insanlarla çevresine öncülük etmiş bir köydü. Fakat zaman içinde, biraz ilgisizlikten, biraz da değişen şartlara ayak uyduramamaktan dolayı eski canlılığını kaybetti. Yine de çevredeki köylerden geri kaldığı söylenemez. Ama biz Hartlap'ı sıradan bir köy olarak görmeyiz. Onun geçmişini bilir, geleceğinin de buna yakışır olmasını isteriz.

Çünkü "Hartlap" denince bugün bile çevrede insanların zihninde tarihî bir ağırlık ve saygınlık canlanır. Bu güzel mirası korumak ve daha ileriye taşımak hepimizin görevidir. Köylüler arasında zaman zaman bunun, özellikle muhtarlık seçimlerinde heyecanın aklın önüne geçmesi sebebiyle tam başarılamadığı söylenir. İnşallah bundan sonra daha isabetli tercihler yapılır ve Hartlap yeniden öncü konumunu güçlendirir.

Bir de köylerin mahalle statüsüne dönüştürülmesi meselesi var. Belki bunun bazı idari kolaylıkları olmuştur; ama ben yine de eski köy teşkilatının korunmasından yana olurdum. Bana göre köy, sadece bir yerleşim yeri değil; kültürü, gelenekleri ve kendine mahsus idaresiyle yaşatılması gereken bir müesseseydi.